Titikaka gölü

Kıvrımlı yollardan aheste aheste çıkarak uydukent El Alto’dan geniş kevgirin içinde La Paz’a dönüp, bana haftadır yaşattığı inanılmaz anlar için son kez el sallayarak başkente veda ettim. Şimdi artık Everest, Büyük Sahra ve henüz görmediğim kutuplar’dan sonra yeryüzünde beni en çok heyecanlandıran ve görmek için can attığım Titicaca’ya gidebilirim.

Pazar yerini de geride bırakıp Titicaca’ya doğru yol yorduk ki; içinden geçtiğimiz köy meydanındaki renkli düğün alayı biz gezginleri hemen minibüsten indirmeye yetti. Bolivya’da geziyorsanız diğer Latin ülkelerin aksine her an böyle ilgi çekici görüntüyle karşılaşabilirsiniz. Düğünün yapıldığı meydana geldiğimizde yerliler inanılmaz renkli kostümler giymiş, orkestranın çaldığı müzikler eşliğinde kendilerinden geçerek eğleniyorlardı. Gelin ve damatlara yaklaşınca ülkemizdeki geleneği hatırlayıp yakalarına birer ikişer Bolivyanos taktım. Bu duruma şarşırdılar ama hoşna da gitmedi değil. Kadı alanda oynarken görüntüleri çok ilgi çekiciydi. Oyunlar sırasında kendi etraflarında hızla dönerken uzun, rengarenk ve geniş fistanları gökkuşağı gibi çember oluşturuyordu. Bütün erkeklerin giydikleri birbirinden farklı kostümler ve ortaya koydukları oyunlar And Dağları’nın yüksek irtifalarında yaşayan Aymara kültürünün yansımasıydı. Çiftlere mutluluklar dileyip yeniden yola koyularak Titicaca Gölü’nün Bolivya tarafındaki en önemli yerleşim yeri Copacabana’ya varıyoruz.

Çantamı na attığım gibi soluğu göl aldım. Gezgin olmam dünyanın ilginç yeryüzü şekillerine hayranlık duyan coğrafyacı gezegenimizde seviyesinden en yüksekte başkentin ardından bu kez dünyanın en yüksekte gölüne yüzümü sürmek beni heyecanlandırdı.

İsrail’deki Lut Gölü, tuzluluk özelliği dışında dünyanın seviyesinden -395 metre nda olması kürenin diğer bütün göllerinden ayrılıyor. Titicaca Gölü ise Lut Gölü’nün aksine 3810 metre yüksekliği dünyanın en yüksek gölü. Yani Lut gölü’nden 4205 metre daha yüksekte yor.

Titicaca, çölde vaha misali And Dağları çevrili alanda binlerce yıldır insanlara hayat ve onun ötesinde çeşitli uygarlı bahş önemli coğrafya. Göl çevresinde ve üzerindeki yüzen ı sayesinde yaşam yüzyıllardır hiç değişmeden devam ediyor. Peru ve Bolivya’yı birbirinden ayıran sınır gölün ortasından geçip yerlileri birbirinden ayırsa da İnka İmparatorluğu çnda Keçhua ve Aymara yerlileri yüzyıllarca arada yaşamışlar. Şimdilerde gölün Peru tarafında daha ziyade Keçhualar, Bolivya tarafında ise Aymaralar yaşamlarını alışkanlıını koruyarak sürdürüyorlar. Daha doğrusu sürdürmeye çalışıyorlar. Modern dünyadan gelen turist grupları Pizzaro’dan sonra ikinci kez bu insanların yaşam ritimlerini bozuyorlar. Hal böyle olunca Andların yüksek irtifalarında olsalar da onların yaşamları eskisi gibi gözden ırak değil. 8288 km karelik alanıyla Gölü’nden kat be kat büyük Titikcaca’nın Batı kıyısı Peru’ya, doğu kıyısı ise Bolivya’ya ait.

Titicaca isminin nereden geldiği kesin bilinmemekle Aymara dilinde “Puma Kayası” Keçhua dilinde ise “Kurşun renkli ” anlamına geliyor. Gölün Bu günkü yerlier için mistik önemi var. Çünkü burada yaşayan halk, ataları İnkaların gökyüzünden bu göldeki adaya indiğine inanıyorlar. İnka Mitolojisine Güneş Tanrısı Inti çocukları, ilk İnka Kralı Manco Capac ve karısı Mama Ocllo’yu Titicaca Gölü üzerindeki Güneş Adası’nda (İsla del Sol) kedi başını andıran üzerine bırakmış. (Göl haritasına baş aşağı ldığında, yatan kedi formu ortaya çıkıyor.) Bu yüzden gölün kutsal olduğunu yerliler her yıl lamayı Titicaca’nın derin sularına kurban ediyorlar…

Gölün etrafında çok yerleşim yeri var ancak bunların en büyüğü Peru tarafındaki Puno kenti. Bolivya tarafında ise daha küçük Copacabana bululunuyor. Günümüzde gölün yabancılar tarafından en dikkat çekici ı dünyanın en yüksek gölü olması değil göl üzerinde onlrca yüzen ada ve o ın üzerindeki geleneksel yaşam. Bu yüzen ın çoğu gölün Peru tarafında yor. İşte o adalara genellikle Puno kentinden binilen teknelerle ulaşılıyor. Bu adacıklarda yaşayanlara ‘Uroslar’ deniyor. Uros yüzen adacıının ilk İstilacı İspanyol generali Pizzaro’nun gazabından korunup saklanmak amacıyla yapıldığı tahmin ediliyor. Efsaneye gerçek Uros kanı taşı yerliler, suyun dondurucu soğuğundan etkilenmez ve asla boğulmazlarmış. Karaya çıkmayı sonraki yüzyıllarda reddeden gerçek Urosluların 1959 yılında son yaşlı nının ölmesiyle tarihten silindikleri belirtiliyor. El işçiliğiyle ünlü Uroslar’ın yerinde, bugün yüzen adalarda Ayamara ve Keçhua yerlileri yaşıyor.

Biz yeniden dönelim gölün Bolivya tarafındaki Copacabana kentine. Göle kaç metre uzaklığındaki birkaç Bolivyanos’a kaldığım mütevazi otelimden çıkıp Amerikayı baştan başa gezme niyetinde Overland gezginlerinin mutlak uğrak yerlerinden biri bu küçük ama çok sevimli kasabayı gezmeye başlıyorum.

Aymara yerlilerinin yaşadığı Copacabana kenti yüzyıllar boyu yerliler için çok önemli yerleşim olmuş. Bu önemi hem İnka İmparatoru Manco Capac ve karısının doğduğu ya da yeryüzüne indiği rivayet edilen İsla del Sol (Güneş Adası) Isla de la Luna’ya (Ay Adası) en yakın yerleşim birimi olması, hem de yerli azize bakire Morena’nın yaşadığı olmasından kaynaklanıyor. Bu nedenle İspanyolların istila dönemlerindeki baskıları bile yerli halkı bu bölgeden bütünüyle söküp atamamış. Ancak İspanyollarda bu kutsal topraklara kendi inançnı getirmeyi ihmal etmemiş ve kasabanın tam ortasına yerlilere inat koca katolik kilisesi inşa etmişler. Şimdilerde kavgalar sona ermiş ve göçmenlerle yerli kültürleri özellikle bu bölgelerde iyice birbirine karışmış durumda. Bunun en güzel örneği meydandaki bembeyaz badanalı kilisenin önünde tezgah açıp tarlasından getirdiği sebze ve meyveleri satan Aymara kadıını görüyorsunuz. Kasabanın en ili çekici yeri hiç kuşkusuz her türlü yerel yiyecek ve el örgüsü giyeceklerle çeşitli eşyaların satıldığı ‘Mercado’ (market) dedikleri alışveriş pazarları. Tabi bu pazarın hakimleride yine Aymara kadıı. Özellikle lama ve onların türü Alpaka derisi ve yünlerinden yaptıı eşyalar daha çok müşteri topluyor.

Copacabana’nın kendine özgü sakin ı var. Sanki burada zaman çok yavaş ilerliyor. Uzun soluklu Overland Amerika yolculukları sırasında gezginlerin kaç gün dinlenmeleri için çok ideal . Gündüzleri bahçesine oturup taraftan gölden çıkarılan k siparişinizi verip, diğer taraftan masanızdaki gezginle karşılıklı rotalarınız hakkında sohbet edebilrsiniz. Akşamları ise çakıl taşlı göl volta p küçük teknelerin muazzam slüetlerinin göle yansımasıyla muhteşem günbatımı manzarısını doya doya seyredebilirsiniz. Akşam yemeğinin ardından ise bu kez mütevazi şıktaki barlardan birine gidip aynı amaçla burada gezgin dostlarla gündüzden kalan muhabbetinize devam edebilirsiniz.

Ertesi gün İnka kültürünün izlerini taşı Güneş Adası’na (Isla del Sol) gitmek için kıyıda bizleri bekleyen teknelerdeki yerimizi yoruz. saati aşan tekne yolculuğundan sonra nihayet İnka İmparatorluğu’nun temellerinin ldığı kutsal Güneş Adası’na ayak basıyoruz. İnka imparatoru yüce Manco Capak’ın 127. kuşaktan torunuyla karşılaşacağımızı düşünürken kıyıya çıkar çıkmaz, modern hayata ayak uydurmuş küçük kız çocuklarının ellerindeki hediyelik eşyaları elimize tutuşturup “Diez Bolivyanos por favor” nidalarıyla karşılaştık. Adadaki İnka kalıntını ve Güneş Tapınağını görebilmek için yüzlerce basamaktan merdivenleri tırmanmak gerekiyor. ’daki Melendiz Çayı üzerinde Ihlara Vadisi’ni gezmek için 485 adet basamağı inmek nasıl olsa kolay, siz gelinde 3810 metre yüksekliğindeki gölün kıyısından koca tepeye yüzlerce basamağı azıcık oksijenle çıkında görelim bakalım! Bin zahmetle tepeye tırmanıyorsunuz ama pek kayda değer şey görünmüyor. Yine de burada yaşayan iki yüz kadar yerli için bu kutsal adada doğmak övünç kaynağı. zamanlar İnkaların başkenti Cusco’ya ve sonraları Machu Picchu’ya Güneş Tanrısı İnti na kurban edilmek üzere kutsal azize bakire Morena’nın yaşadığı bu topraklardan bakire kızlar gönderiliyormuş. Bu kızlar kurban edilmeden önce vücutları iyice incelenir ve kusur bulunursa kurban edilmekten vaz geçilirmiş. Rivayete bu durum, kurban edilmekten kurtulan kızlar için utanç kaynağı sayılırmış. Adadaki yerliler evlerinin küçük bahçelerinde az da olsa sebze yetiştiriyorlar. Kerpiçten yapılma evlerin kenarlarına yapılmış avlularda lamaları bulunuyor. Kadı lama yünlernden örgüler örüp küçük bahçelerinde mısır yetiştiriyor, erkekler ise eskiden k avlarken şimdilerde bu kutsal adaya gelen turistlere hizmet veriyorlar. Evlerin bazı ı geceyi burda geçirmek isteyen yabancın hizmetine ayrılmış durumda. Köylü kıyafeti giymiş yerli kadıın fotoğraflarını çektiğinizde kaç Bolivyanos vermezseniz zılgıtı yiyorsunuz. Anlaşılan modern dünyanın kuralları yerel gelenekleri derinden etkilemeye başlamışbu kutsal topraklarda.

Kutsal ada gezimizi tamamlayıp tekrar tekneyle Copacabana’ya dönerken ımıza rica edip iki dakika durmasını söyledikten sonra teknedeki herkesin şaşkın bakışları arasında bu sıvı coğrafyayla bütünleşmek için kendimi Titicaca’nın soğuk ve derin sularına verdim. kaç temsili kulaçtan sonra soğuktan taş gibi olmuş bedenimi teknenin güvertesine p ısıtmaya çalıştım. Dünya’nın bu en yüksekteki gölünü başka türlü belleğime nasıl bu kadar derin ıyabilirdim ki?

Post a Comment

Your email is never published nor shared. Required fields are marked *
*
*
Anahtar Kelimeler: Titikaka gölü , Titikaka gölü Otel, Titikaka gölü Oteli, Titikaka gölü Otelleri, Titikaka gölü adresi, Titikaka gölü bilgileri, Titikaka gölü Otel Rehberi, Titikaka gölü Otel bilgileri, Titikaka gölü Otel, Türkiye Otelleri,Türkiye Otel Rehberi,Turkiye Otelleri,Türkiye Turları, Şehir Turları, Oteller, Online Rezervasyon
Türkiye Otelleri,Türkiye Otel Rehberi,Turkiye Otelleri,Türkiye Turları, Şehir Turları, Oteller, Online Rezervasyon TopOfBlogs