Yunanistan Turu 11 Mart HAREKETLİ
SELANİK (1) – ATİNA(2) – KALAMBAKA (1) – KAVALA
Antalya Müzesi
Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda, Antalya’nın İtalyan işgali altında bulunduğu sıralarda bazı İtalyan arkeologları medeniyet adına yapıldığını öne sürerek, merkez ve yakın çevredeki ören yerlerinde ele geçirdikleri çeşitli arkeolojik değerleri İtalyan Konsolosluğu’na taşımaya başlamışlardı. Bu girişimleri durdurmak amacıyla, 1919 yılında Sultani öğretmeni olan Süleyman Fikri Bey Antalya mutasarrıflığına başvurarak, kendisini fahri asar-ı atika memuru tayin ettirmiş ve öncelikle merkezdeki eski eserleri toplayarak Antalya Müzesi’ni kurma yoluna gitmiştir.
Geçen haftalarda açılan Caddebostan Plajı dolup taşıyor. Karpuzunu kapıp gelen de var, kitap okuyan da.
İstanbullu’lara tüm gün süresince tam bir tatil kompleksi olarak hizmet veren beach clublar (sahil club), yaz aylarında sıcaktan bunalan ve keyifli bir tatil günü geçirmek isteyenleri ağırlıyor. İstanbul’un denize girilebilir sahillerindeki “beach club”larda çeşitli spor aktiviteleri, yarışmalar, kumsal partileri, konserler, festivaller düzenleniyor. Her türlü ihtiyacın düşünüldüğü tesisle; restoran, bar, cafeleri ve çeşitli etkinlikleri ile İstanbullu’lara güney sahillerinde gibi eğlenceli bir tatil günü sunuyor. Beach Clublar, fiyatları ve etkinlikleri rehberiniz yaz aylarında da sizlerle.
Yolculuğumuz gece başladı. Ankara, Pozantı üzerinden gidiyoruz. Toros Dağları dört bir yanımız kapladı. Bolkar dağlarından beslenen Çifte han kaplıcalarının dağın eteklerinde yapılanmış tesislerinde konakladık. Şeker pınar kaynak sularını geçerek Pozantı’ ya yol alıyoruz. Tekir yaylasında temiz oksijeni bol hava ciğerlerimizi bayram ettirdi. Deniz seviyesinden 2.100-2900 metre yükseklikteki çam ağaçları kaplı tepelerden geçiyoruz. Hava çok sıcak değil yağmur çiseliyor. Gülek boğazını geçip Tarsus’ a vardık. Artık insanoğlunun tarihinin yazıldığı ilk yerleşim yerlerindeyiz. Tarsus Hıristiyan aleminin en önemli yerlerinden biridir. Aziz Jean Poll burada doğmuştur. Tarsus’ta şelalenin serinliğinde kiremitte alabalık yedik, tadına doyamadık. Cleopatra kapısı ve Eshab-ı Kefh (mağara arkadaşları) gezilerini yaptık. Kraldan kaçan 7 arkadaş ve yol göstericinin sığındığı mağarada 309 yıl uyuduktan sonra mağaradan çıkıp ekmek almak isteyince verdiği paranın geçerli olmadığını görüp tanrıya yalvarıp bizi bu kadar yıl uyuttun bundan sonra da insanlarla karşılaştırma diyorlar ve tanrı tarafından yukarı alındıkları söylenir. Dağın eteğinde yer alan ilginç mağarayı gezdik. Gezimizin ilk günü çok yorulmuştuk. Mersin’deki otelimize doğru yol aldık.
Her şey dahil sistemi ile çalışan 5 yıldızlı oteller ya da 1. sınıf tatil köyleri bizim tatil anlayışımıza oldukça uzak. Daha önce bu tür yerlerde de tatil yaptık ama deneyerek gördük ki biz daha rahat olacağımız, yemek yemek için insanların sürekli koşturmadığı, sıraya girme zorunluluğu olmayan sakin yerlerde tatil yapmayı seviyoruz.
Kıvrımlı yollardan aheste aheste çıkarak uydukent El Alto’dan geniş bir kevgirin içinde bulunan La Paz’a dönüp, bana bir haftadır yaşattığı inanılmaz anlar için son bir kez el sallayarak başkente veda ettim. Şimdi artık Everest, Büyük Sahra ve henüz görmediğim kutuplar’dan sonra yeryüzünde beni en çok heyecanlandıran ve görmek için can attığım Titicaca’ya gidebilirim.