Harcama, son 15 yılın en düşük düzeyine indi.2007 yılında Türkiye’de günlük ortalama kalış süreleri 8.4 gün olan yabancı ziyaretçilerin kişi başına günde 72.4 dolara tatil yaptığı belirlendi. Dış ülkelerde yaşayan ve tatil için ülkesine gelen vatandaşlar da geçen yıl ortalama 24 gün kalarak, günde ortalama 44.5 dolar harcadı.2007 yılında gelen 23 milyon 17 bin 21 yabancı turistten toplam 13 milyar 990 milyon dolar gelir sağlandı. Geçen yıl tatil için yurda gelen 4 milyon 197 bin 907 vatandaş ziyaretçiden de 4 milyar 497 milyon dolar gelir elde edildi. Böylece yıllık bazda kişi başına ortalama harcama yabancılarda ortalama 608, vatandaş ziyaretçilerde bin 71 dolara geldi. Türkiye’de ortalama kalış sürelerinin yabancı turistlerde 8.4 gün, vatandaş ziyaretçilerde 24 gün olduğu dikkate alındığında, yabancı turistlerin Türkiye’de kişi başına günde ortalama 72.4, dış ülkelerde yaşayan Türklerin ise 44.5 dolara tatil yaptığı belirlendi.
Türkiye’nin turist sayısı ve toplam turizm gelirinde artış kaydettiği 2007 yılındaki yabancı turist başına ortalama harcama tutarı gerileyerek son 15 yılın en düşük düzeyine indi. Geçen yıl Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçilerin ortalama harcaması 608 dolarla 1992’den bu yana olan dönemin en düşük düzeyinde gerçekleşti. Söz konusu harcama tutarı, Irak’taki savaş ve terör olayları gibi bölgesel, karikatür krizi gibi siyasal olumsuzluklar, Dünya Kupası gibi dışsal etkenler ve kuş gribi gibi halk sağlığını ilgilendiren olumsuz gelişmeler yüzünden turizmde kan kaybının yaşandığı 2006 yılında bile 651 dolar ile geçen yılkinin üzerinde gerçekleşmişti. Son yıllarda, turist çekmeye yönelik “Her şey dahil” gibi kampanyaların da etkisiyle hem birim fiyatların düşmesi hem de turist profilinde düşük gelirlilerin öne çıkmasıyla sektörün kar marjı ve yaratılan katma değerin gerilediği gözleniyor.
ADORA GOLF RESORT
Sınıfı : 5 Yıldızlı Otel
Tel: +90 242 725 40 51 - Faks: +90 242 725 40 71
Belek Turizm Merkezi Serik / ANTALYA
http://www.adora.com.tr
Yer altı Camii

Yer altı Camii, Bizans’ın kuşatma zamanlarında Haliç’e girişi engellemek için gerdikleri zincirin kuzey ucunun bağlandığı Kastellion Kalesi’nin bodrumudur. Bu bodrum 1757 yılında camiye çevrildi. İçinde İstanbul’un ilk Arap kuşatması sırasında şehit düştüğüne ve buraya gömüldüklerine inanılan iki sehabenin mezarı camiye çevrilen bu bina içinde yer alır.
Deniz ve kara surları tarafından kuşatılan kent merkezine bugün “Kale İçi” denmektedir. Kale İçi’nin sokakları ve yapıları Antalya tarihinin izlerini günümüze kadar getirmektedir. Eski evlerin önemi sadece mimari açıdan değil, aynı zamanda insanların yaşam şekli, davranışları, gelenekleri ve sosyal yönleri konusunda da çok yararlı bilgiler aktarmaktadır.
Hiç Safranbolu’da yaşamamışken, düğününün ertesi günündeki kahvaltıyı Safranbolu’nun o muhteşem konaklarından birinde yapmak ne garip değil mi:) Türkiye’nin dört bir tarafından gelen dostlarınla hem de. Ve küçücük Safranbolu’da arabaların birbirini kaybetmesi. Şimdi tatlı bir tebessümle anıyorum yıllar önceyi….Aramızda olanlarla ve olmayanlarla yeniden hatırladım o günü.
Kıvrımlı yollardan aheste aheste çıkarak uydukent El Alto’dan geniş bir kevgirin içinde bulunan La Paz’a dönüp, bana bir haftadır yaşattığı inanılmaz anlar için son bir kez el sallayarak başkente veda ettim. Şimdi artık Everest, Büyük Sahra ve henüz görmediğim kutuplar’dan sonra yeryüzünde beni en çok heyecanlandıran ve görmek için can attığım Titicaca’ya gidebilirim.