İSTANBUL SEMTLERİ - BEYOĞLU


, İ’un Avrupa ilçelerinden biridir. Kuzeyi Şişli,Beşiktaş ve Kağıthane ilçeleriyle çevrili, diğer yönlerden Haliç’e ve Boğaziçi’ne dayanan 8,76 kilometrekarelik alandır.Köy yerleşimi olmayan ilçe 45 mahalleden .

, Galata’dan gelen hristiyanlarla yabancın, elçilikler dolaylarına ve o zamanlar “Grand Rue de Pera” denilen İstiklal Caddesi boyunca yerleşmesiyle Avrupa kenti görünümünde yerleşme ortaya çıktı.

Böylece, İ içinde farklı topluluk 17. Yüzyılda gelişmeye başladı. İlk önceleri, Fransız ve Venedik elçilikleri onların çevresinde yerleşmiş Fransisken misyonerleri yerleşmenin çekirdeğini oluşturuyordu. 17. Yüzyılın başnda Galata’yı gösteren gravürde surların dışında çok az bina gözükmektedir.

1700′de , bugünkü Tünel- caddesinin iki tarafı , bu caddenin sokaklarına lmıştı. Dörtyol, olmak üzere gelişmişti. Batısında mezarlı ve doğusunda ise elçilikler vardı. 18. yüzyılda yavaş yavaş Avrupa etkisi artmıştır. 18. yüzyıl sonunda, İstiklal Caddesi’nde, yapın tamamı taş veya tuğla, ya da alt katları taş ve üstleri ahşaptır.

18. Yüzyılın sonunda İ’a gelen Dallaway, ’nu Galata’nın yazlığı tanımlıyor, yolların düzensiz olduğunu belirtiyor ve bu bölgede Fransız, İngiliz, Hollanda, Venedik, Rusya, İsveç, İspanya, Prusya ve Napolili diplomatların kışlık malikanelerinin bulunduğunu yazmıştır.

, genel 19. Yüzyılda gelişmiştir. Bu gelişmenin nedeni, bu döneme Osmanlı dış ticaretinin daha önceki dönemlerde görülmemiş boyutlarda büyümesi ve ulaşımın gelişmiş olmasıdır. 19. Yüzyılda , Osmanlı İmparatorluğu’nun dünya kapitalist sistemi bütünleşmesi sonucu, uluslararası ticaret olmuş. 19. yüzyılın başında, , bahçeli evleriyle hala banliyö görünümünde idi. Bu yüzyılın ilk sında , ve çevresi henüz tam kentleşmemişti. İkinci sında ise arası gelişti. , artık kapitülasyonların koruması ndaki yabancın, tüccarların, bankerlerin, armatörlerin ve kozmopolit çevreye yerleşmek isteyen zenginlerin Paris modasını taklit ederek yaşı olmuş. Yüzyılın sonunda, burada, Paris’in en ünlü sahne oyunlarını aynı zamanda gösteren üç tiyatro vardı. Bu tarihte, modern toplumun gereksinim duyduğu tramvay, gaz, su gibi altyapı hizmetleri sağlanmıştı. Bu kuruluşn işletme ayrıcalıı çok uzun süreli sözleşmelerle yabancı ya da azınlık mensuplarına verilmişti. Bu dönemdeki hızlı yapılaşma, Batı’daki örneklerden etkilenmekle Osmanlı etkisinde de kalmıştır.

20. yüzyılda ’nda arası önem kazandı. Bu alanda hala bahçeli konakların bulunması ve bunların apartmana dönüşmesi olanağı, buranın gelişmesini sağlamıştır. Ayrıca 1913′de ilk elektirikli tramvayın ’nu Şişli’ye bağlaması - arasını, Tünel- arasına daha duruma getirmiş, ’nun en kolay ulaşılabilir ve gözde yeri yapmıştır. Bu dönemde ’nun çevresindeki semtlerde çağdaş binalar yapılmış ve semtler gelişmiştir. 20. Yüzyılın başnda ’nda da yapılan apartmanların cephelerinde Art Nouveau üslubu uygulanmıştır. Cunhuriyet Dönemi’nde 1950′lere kadar yabancılardan ve onlar için çalışan azınlıklardan boşalan yerlere, yetişen Türk iş adamları ve yakasını kentin en çağdaş semti bilen n Türkler ilgi gösteriyorlardı. Sinema ve tiyatroları, lokanta ve pastaneleri, sanat galerileri ve lüks mağzalarıyla hala kentin en seçkin semti idi. 1950′lerden sonra, kırsal göç ve hızlı kentleşme sonucu İ’un aşırı büyümesi, semtlerin gelişmesi, eğlence kuruluşnın, ticaretin ve zengin ailelerin bu gelişen çağdaş alt merkezlere dağılımı ve toplumun kültürel değişimi ’na ilgiyi azalttı.Hala bazı lüks mağazaların İstiklal Caddesi’ni terketmeyişi ve yoğun trafik aksı üzerinde oluşu kültürel düzeyinde olmasa bile ’nun canlılığını korumasını . Bununla , pek çok bina boş durmakta ya da atölye lmaktadır. Bu özellikler ’nda yavaş yavaş çöküntü alanının ilerlediğini göstermektedir.

, ilk önceleri diplomasi gelişmiş, fakat daha sonraları yabancı ticaretinin, ekonomik kontrolünün artması ve burada yoğunlaşması sonucu İ’un ticaret durumuna dönüşmüştür. Ticaretin ısıra eğlence, kültür kuruluşnın da burada alması ve konumu, bütün İ’un odak noktası olmasını sağlamıştır.

AĞA CAMİİ İstiklal Caddesi’nde alan cami, 1597 yılında İsmail Ağa tarafından yaptırılır. Caminin duvar yazıları, Hattat İbrahim nbeşer’e ait. Çinileri yakın zamanlardaki onarımlarda değiştirilmiş. İç avluları yeşil-mavi Kü çinileriyle süslü.

ARAP CAMİİ Türk ve Bizans mimari özellikleri taşı yapının minaresi çan kulelerine benziyor. 717′de Arapların kenti kuşatması sırasında yapıldığı söyleniyor. Pencereler, kapının oyma silmeleri, Bizans sanatı örnekleri. Dikdörtgen planlı ve ahşap tavanlı yapı, Haliç’in Galata yakasındaki en büyük camidir. Galata’da, Tersane Caddesi, Galata Mahkemesi Sokağı’nda bulunuyor.

ATATÜRK KÜLTÜR İ 1946 yılında dönemin İ valisi Lütfü Kırdar tarafından temeli lan bina, açılışından 585 gün sonra yanmış. Bugün gördüğümüz bina ise 6 Ekim 1978 tarihinde halka açılmış.

CUMHURİYET ANITI Meydanı’nda alan anıt, renkli porfirden yapılmıştır. Alan düzenlemesi ve kaidesi Mimar Moniceri’nin eseri. Anıt ise, İtalyan Conanica’nın çalışması. 8 Ağustos 1928′de açıldı.

ÇİÇEK PASAJI ’nun, hatta İ’un mutlaka uğranılması gereken mekanlarından. Yanyana dizilmiş lokanta, barlarıyla turistlerin olduğu kadar bizzat İstanbullular’ın da ilgisini esirgemediği Çiçek Pasajı. Yemek yerken sokak çalgıcını veya restorandaki fasıl heyetini dinleme şansına sahipsiniz.

GALATA KULESİ Galata surlarının kulesi , 1348′de Cenevizliler tarafından yaptırılır. 1509 depreminde surları yıkılan kulenin sadece kendisi kalmış. Osmanlı devrinde çeşitli amaçlarla lan kule, 16. yüzyılda Kasımpaşa Tersanesi’nde çalışan tutsakların zindanıymış, 18. yüzyılda da yangın gözetleme yeri. 1794′teki yangında üyle yanan kule daha sonra dört çıkıntılı pencereli kat yapılıp üzeri de külahla örtülür. 61 metre yüksekliğinde kule, bodrumuyla 12 katlı. Cenevizliler döneminde kulenin tepesinde haç vardı. Günümüzde ise, 6.75 m. yüksekliğinde alem duruyor. 1964′ten sonra onarılarak turistik haline getirildi.

HAMAMI Restore edilmiş bu hamam, 1481´den bu bugün bulunduğu yerde.

SERPUŞ HAN Avlusu olmayan hanın, Bizans yapısının temelleri üzerine 18. yüzyılda yapıldığı sanılıyor. Taş ve tuğla örgü düzeni, sivri kemerli pencereleri dönemin Osmanlı gösterir.

TAKSİM semti ve meydanı nı, eskiden Galata- suyunun “ edildiği” -yani dağıtıldığı- olmasından ötürü almış. Meydan olmadan önce, evlerin sıralandığı bölge semt, meydan haline getirilip genişletildikten sonra zamanla bugünkü görünümünü almış.Meydanın ortasındaki Cumhuriyet Anıtı ve çevresi bugün tö yeri lıyor, de “buluşma yeri” işlevini üstleniyor. Meydanı’na İ’un gece (veya gündüz) hayatının en işlek eğlence mekâını barıran ’nun nevi giriş kapısı da denebilir. Veya İ’un “boy aynası”…

TÜNEL ’nu Galata’ya bağlayan yeraltı tren yolunun kapısı Karaköy’de, diğeri Tünel semtinde. 17 Ocak 1875 tarihinde açılan tünel, İngiliz ve Fransız ortak yapımıdır. Ve zamanın parasıyla 150 bin liraya malolur. Karaköy Şişhane arasında tünel işletmeyi ilk düşü ise Gavan ndaki Fransız mühendisidir. Gavan’ın aklına bu parlak fikir, turist geldiği İ’da Yüksekkaldırım’ı nefes nefese çıkarken gelir. ’a duyurduğu fikir büyük ilgi görünce 1871′de inşaata başlanır ve 1874′de de tamamlanır.

İlk tünel seferi kuzular ve koyunlar içindir, kaza ihtimaline karşın. İlk vagonları ve oturacak olmayan tünel, elektrik olmadığı için kandillerle nlatılır. Önceleri İstanbullulardan pek ilgi görmeyen tünel, aylar sonra insanların bu yeniliğe alışmasıyla vazgeçilmez olur.

Post a Comment

Your email is never published nor shared. Required fields are marked *
*
*
Anahtar Kelimeler: İSTANBUL SEMTLERİ - BEYOĞLU , İSTANBUL SEMTLERİ - BEYOĞLU Otel, İSTANBUL SEMTLERİ - BEYOĞLU Oteli, İSTANBUL SEMTLERİ - BEYOĞLU Otelleri, İSTANBUL SEMTLERİ - BEYOĞLU adresi, İSTANBUL SEMTLERİ - BEYOĞLU bilgileri, İSTANBUL SEMTLERİ - BEYOĞLU Otel Rehberi, İSTANBUL SEMTLERİ - BEYOĞLU Otel bilgileri, İSTANBUL SEMTLERİ - BEYOĞLU Otel, Türkiye Otelleri,Türkiye Otel Rehberi,Turkiye Otelleri,Türkiye Turları, Şehir Turları, Oteller, Online Rezervasyon
Türkiye Otelleri,Türkiye Otel Rehberi,Turkiye Otelleri,Türkiye Turları, Şehir Turları, Oteller, Online Rezervasyon TopOfBlogs