Fethiye

, beyaz dişleriyle gülümseyen huzurun n ışıltısını ve baharın en güzel aşk şarkını kulağınıza fısıldadığı, büyülü .

Büyüyü yaratan zamanın biraz dışında, şiirden biraz öte, baharda biraz daha parlak.

Palmiye yapraklarının nda, soldaki koyda sessizce teknelerin yapıldığı, diğer tarafın usulca ötelere taşındığı sulara bakan barda oturmuş, şarabımı yudumluyorum.

Hafiften meltem esiyor, lacivert akşam oluyor ben içtikçe.

Baharın, boş arsada top oynamaya giden çocuklar gibi Mayıs’tan Haziran’a geçişini izliyorum.

Bacchus’un solukları duyuluyor ötelerden.

Kim bilir, beklide ’yi çeviren on iki adadaki on iki şövalye de zamanın sarhoşluğuyla kendinden geçmiştir…

Bense, bembeyaz dalgalar gibi köpü, taylar gibi dört nala özgürce koşan bahara içiyorum.

Bahara ve çevremde elle dokunulacak kadar yoğunlaşan, lacivert akşama…

Hilal gözlerini kırpıyor, ben en çok hilalli gecelere çıkıyorum çünkü. Ben kendimden ne zaman çıksam, lacivert akşam oluyor, kıpır kıpır yıldızlar beliriyor gökyüzünde.

anımı sulara döküp, açarak, bahara giriyorum böyle gecede.

Çünkü bahara girmekle, nı sevmek arasında pek fark yoktu. Bahar insanı coştururken, aşksa aklını başından yordu. En güzel aşk şarkını mırıldanıyordu bahar ve aşk, hilalli gecelerde… Sırtımızdan vurana kadar, hayatımızı seve seve emanet ediyorduk onlara.

Sonra hayatı en güzel anlatan sözcüklerden biri “süreç” devreye giriyor, aş ayrılığa, kış bahara dönüyordu yavaş yavaş…

Bize kışı ve ayrılığı belli süre de olsa unutmanın hazzını yaşatmak için geliyordu onlar.

Her aşk, nı ve erkeği, ateşle barut gibi sımsıkı araya getiriyor, onlardan silah yaratıyordu.

Her dolu silahsa, olması gerektiği gibi günün birinde patlıyordu…

Bahar ve aşk, barış ve sevişmek ne kadar birbirine yakışıyorsa; kış ve ayrılık, savaş ve nefret de o derece korkunç yüzle karşımıza çıkıyordu.

O küçük hayatlarıyla insanlar giriyordu hayatımıza… Ve çoğu aynı hızla gelip geçiyorlardı hayatımızdan. Aşka ve bahara aldırmadan…

Bense içiyorum.

Kadehimi böyle hilalli gecede, bu suların karşısındaki Olimpos’a ve oradaki Tanrı kaldırıyorum.

Sarhoş olmanın gerekçesi , atalarımız tarafından icat edilen o münasip Tanrı’ya kaldırıyorum kadehimi…

Ben içtikçe lacivert gece oluyor…

Herkes baharı ve aşkı ıskalayıp Hades’e gömülürken, bense bahara ve aşka doğru ıyorum…

Çünkü yandıkça aşkı ve ateşi hak ediyor tenim.

Böyle zamanlarda, hırsızlar için fazlaca parlak ve âşı için yeterince karanlık hilalli geceler eşlik ediyor bana…

gecelerinde kadeh kırmızı şarap, Bacchus’a ve Ömer Hayyam’a inat, bahara ve aşka yaraşıyor.

…Ve ben her gece kırmızı şarabımı yudumlayıp, biraz daha aşka ve bahara karışıyorum ’nin hilalli gecelerinde…

2 Haziran 2006,

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=28572

Post a Comment

Your email is never published nor shared. Required fields are marked *
*
*
Anahtar Kelimeler: Fethiye , Fethiye Otel, Fethiye Oteli, Fethiye Otelleri, Fethiye adresi, Fethiye bilgileri, Fethiye Otel Rehberi, Fethiye Otel bilgileri, Fethiye Otel, Türkiye Otelleri,Türkiye Otel Rehberi,Turkiye Otelleri,Türkiye Turları, Şehir Turları, Oteller, Online Rezervasyon
Türkiye Otelleri,Türkiye Otel Rehberi,Turkiye Otelleri,Türkiye Turları, Şehir Turları, Oteller, Online Rezervasyon TopOfBlogs yurtiçi nakliyat